DONANIM PARÇALARI
Giriş Yap Tema Rengi Konu Mesaj Üyeler
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı Adı:
Şifre:

11120 22062 Toplam üye: 15105
Son üye: teaboy
 
Ana Sayfa Yardım Arcade Giriş Yap Kayıt
 

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: DONANIM PARÇALARI
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 137 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: DONANIM PARÇALARI  (Okunma Sayısı 137 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
faster-_-38
Ziyaretçi
« : 22 Mart 2008, 21:20:44 »

mtsDONANIM PARÇALARImts

ANA KARTLAR
Anakart, bilgisayarınızın hızı ile doğrudan etkilidir. Ek kartlar, sürücüler ve bağlantılar anakart üzerinde yeralır. Anakart, terfi olanaklarını belirleyen ana parça olduğu için özenle seçilmesi gerekir.
Pentium II anakartlarında ilk önce FX yonga seti kullanılırken, şu anda LX ve BX yongası hakim olmuştur. LX ve BX anakartlar arasındaki temel farklar, BX' in 333 MHz 'den daha hızlı işlemcileri de desteklemesi, 100 MHz SDRAM desteği, 100 MHz sistem(Bus) hızı desteğidir. BX yonga setli kartlar piyasaya çıkmadan önce ISA slot bulunmayacağı belirtiliyordu, fakat öyle olmadı. Hala BX chip setli anakartlar üzerinde az da olsa ISA slotlara yer veriliyor. FX hariç, LX ve BX yonga setli anakartlar AGP (Accelerated Graphics Port – Türkçe’siyle Hızlandırılmış Grafik kapısı) adı verilen yeni bir yuva barındırıyorlar. Bu yuva ekran kartları için geliştirilmiştir ve ekran kartları bu yuvada PCI yuvalardan çok daha hızlı çalışmaktadır.
Anakartların bir diğer gruplanma şekli de, kullanılacakları kasanın yapısına göredir. Piyasada genellikle Mini Tower boyunda satılan AT yapılı kasalara uygun anakartlar, Baby AT adıyla anılır. ATX yapılı, otomatik kapanmalı, ayrı bir yerleşim düzenli, pratik sökme takmalı, modern güç kaynakları ve daha iyi soğutmalı kasalara göre yapılan anakartlar, ATX yapılı anakartlar olarak belirtilir. Pentium, Pentium MMX, Pentium II ve Celeron işlemcili anakartların Baby AT ve ATX yapılı modelleri bulunur. Pentium II ve Celeron' lar da genellikle ATX tercih edilir. Bir de yeni çıkan NLX yapılı kasa ve anakartlar var. NLX yapısında, genişleme yuvalarının ve bunları takılı kartların bulunduğu kısım, pratik bir şekilde anakarttan sökülerek kasadan dışarı çıkarılabilir. Böylece, bir mandalı gevşetip tüm kartları dışarı çekerek gerekli değişiklikleri yapabilirsiniz. NLX yapılı anakartlar, ekran kartı, ses kartı ve ağ kartı üzerinde entegre edilmiş şekilde gelir. Anakartın üzerinde bulunan ekran, ses ve ağ kartlarından daha kalitelilerini kullanmak istiyorsanız, entegre olanı iptal edip, istediğiniz kartı ayrıca takabilirsiniz.
Anakart seçiminde dikkat edilmesi gereken bir konu, genişleme yuvalarının sayısıdır. Genişleme yuvaları, ekran kartı, ses kartı, faks-modem kartı, ağ kartı, SCSI kartı gibi eklentilerin takıldığı yuvalardır. Ne kadar çok boş yuvanız olursa o kadar çok kart ilave edebilirsiniz. Piyasada, ekran kartları AGP ve PCI, ses kartları, modemler ve ağ kartları ISA ve PCI olarak bulunur. Ekran kartının AGP olanını, diğer tüm kartların PCI olanlarını, anakartın da en çok PCI yuvaya sahip olanını tercih ederseniz, ideal bir seçim yapmış olursunuz. Alacağınız Pentium II anakartların ATX yapılı, 4 adet Ram bellek yuvalı, BX yonga setli olanını seçmenizi öneririz. Entegre SCSI, klavyeden, fareden, modemden açılma gibi özellikleri olan anakartlar da değerlendirmede artı puan kazandırır. Pentium anakartların çift işlemci takılabilenleri de vardır. Bu tür anakartları da kullanacağınız işlere göre seçmelisiniz. Celeron işlemciler için, EX yonga setli ayrı bir model anakart bulunur. Anakartların üzerinde bulunan yuvalar hakkında bilgi sahibi olmanız için bu konuları ele almak istedim. Elinize bir Anakart geçtiğinde, Anakart üzerindeki yuvalar hakkında az da olsa bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Çünkü bir Anakart almak isterseniz, isteğinize uygun olup olmadığını belirleyebilmelisiniz.
Anakartlar, CPU yani mikroişlemci için yuva, ram yuvaları, PCI, ISA ve son çıkan Anakartlarda bulunan AGP yuva, Hard Disk, Cd-Rom ve Disket Sürücülerinin bilgi kablolarının takılması için yapılmış yuvalar, yazıcı , mouse gibi dış birimlerin takılabilmesi için gereken Com yuvaları gibi başlıca bölümlerden oluşmuştur. Bunları aşağıdaki resimde görebilirsiniz. Bu Anakart üzerinde 3 adet PCI yuva bulunmaktadır. Bu yuvalara PCI yapılara göre hazırlanmış kartlar takılabilir. Bu kartların özelliği ise 32 bit çalışma hızına sahip olmalarıdır. Bilgisayarlarda işlemler bit dediğimiz 0 ve 1' lerle yapılır. Bilgisayar dilinde 0 'ın anlamı elektriğin yok, 1 ise var olduğunu belirtir. Bilgisayar sistemleri işte bu mantık üzerine kurulmuştur. Bunlar bilgisayar içindeki elektronik devrelerce yorumlanarak işlem görürler. PCI slotlar 32 bit çalışıyor dediğimizde ise, aynı anda 32 tane 0 ve 1 kodlarının bilgisayar içindeki elektronik devrelere gönderilerek yorumlanması akla gelmelidir. Bu da kartın hızını etkiler. Size bu durumu bir örnekle açıklayalım. Bu arada bu örneği ISA ve PCI yuvalar arasında bir karşılaştırma yaparak anlatalım. ISA yuvalar 16 Bit çalışma mantığına göre yapılmışlardır, aynı anda 16 tane 0 ve 1 kodunu bilgisayar içindeki elektronik devrelere aktarabilir. Şimdi ISA ve PCI yuvaları karşılaştıralım. Önce 16 ve 32 bit terimlerini bir yolun genişliği olarak düşünelim. Dolayısıyla 16 şerit genişliğindeki yoldan aynı anda geçebilecek araç sayısı 32 şerit genişliğindeki yoldan aynı anda geçebilecek araç sayısından daha azdır. Bu arabaları bilgi olarak kabul edersekte ISA ve PCI yuvalar arasındaki hız farkını anlamış oluruz. İşte 32 Bit, 16 Bit gibi terimleri duyduğunuzda aklınıza bu örneği getirin. Örneğin, bir TV kartı alacağınızda ISA aldığınız zaman PCI Tv kartından daha yavaş olduğunu bilin ve seçiminizi buna göre yapmaya çalışın. Son çıkan Anakartlarda artık ISA yuvalara az yer veriliyor. Hatta yakında Anakartlar üzerinde ISA yuvalara rastlanmayacaktır. Bu yüzden bir Anakart almak istediğinizde Anakartın en az 5 PCI yuvaya sahip olmasına dikkat edin. Şu anda yapılan kartların çoğu da PCI yapılara göre yapılmaktadır. Çünkü bilgisayarınıza yeni kartlar eklemede zorluk çekebilirsiniz.
CPU yuvalarında, aşağıda görmüş olduğunuz Anakart üzerinde iki tip işlemci yuvası bulunur. Normalde bu yuvalardan yalnızca bir tanesi Anakart üzerinde yer alır. Bu anakartta ise, hem Celeron işlemciler için yapılmış olan socket PGA 370 dediğimiz yuva, hemde PII işlemciler için yapılmış olan Socket 1 yuva bulunmaktadır. Bu soketlere takılan işlemciler, işlemcinin gerek mimarisi gerekse boyutları açısından birbirinden farklıdır. Bu yüzden işlemcilerin modeline göre yuvalar yapılmaktadır. Celeron bir işlemci almak isterseniz socket PGA 370 CPU yuvasını üzerinde bulunduran bir Anakart alabilirsiniz. (Celeron işlemciler ilk çıktıklarında Socket 1- PII yuvalarına takılabilir olarak üretildiler.) Yeni çıkarılan Celeron işlemciler socket PGA 370'e göre üretilmeye başlandı. Piyasasa Slot 1'e göre yapılmış Celeron işlemciler hala var. Eğer şimdi Celeron işlemcili bir makina alıp daha sonra PII ye terfi etmek istiyorsanız aldığınız Anakartın Slot 1 CPU yuvasına sahip olanını, Celerondan vazgeçmeyeceğim derseniz, Socket PGA 370 CPU yuvası bulunduranını seçmelisiniz. Eğer Socket PGA 370'li bir Anakart alır ve sonra PII' ye geçmek isterseniz, Anakartınızı da değiştirmek zorunda kalırsınız. Socket 1 ve Socket PGA 370' e takılan CPU'ları görmek isterseniz aşağıdaki resim üzerinden yuvaları tıklamanız yeterli olacaktır.
Ram yuvaları aşağıdaki resimde DIMM1 ve DIMM2 olarak adlandırılmıştır. Bu yuvalar 168 pin, 168 iğneli SD-RAM'ler için yapılmış yuvalardır. Bu Anakart üzerinde yalnızca 2 tane bulunmaktadır. Bu sayı Ram yuvaları için oldukça az, anakartınızı seçerken, ilerde bellek artırmakta sıkıntı yaşamak istemiyorsanız, en az 3 ya da 4 adet Ram yuvası olanından seçmenizi öneririz.
AGP slot Anakart üzerinde yalnızca bir tane vardır. AGP slotlar Ekran Kartları için özel yapılmışlardır. 128 bit çalışan bu yuvalar işlemciye yakın olarak tasarlanmıştır. Bunun sebebi ise, işlemci ile daha hızlı bilgi alışverişini sağlamaktır. Bu yuvalar şu an üretilen bütün Anakartlarda bulunmaktadır. Ekran kartı alırken AGP yapılı almanızı öneririz. Ekran Kartları aynı zamanda PCI olarakta üretilmekte ama aralarında çok belirgin hız farkı olduğu için seçimlerinizde bunu da göz önünde bulundurmalısınız.
Anakartlar üzerinde standart olarak 2 Harddisk, 1 de Disket sürücüsü için yuvalar vardır. Bu yuvalara Data kabloları dediğimiz kablolar takılır ve diğer ucuda Harddisk, CD-ROM sürücü ya da Disket sürücülerine takılarak veri iletişimi sağlanır. Bir Anakarta Maksimum 4 adet Harddisk ya da CD-ROM takılabiliyor. Disket sürücüler ise en fazla 2 adet takılabilir. Bunlar genelde standarttır. Bu yuvalar aşağıdaki resimde IDE1, IDE2 ve FDD olarak adlandırılmış. IDE1 ve IDE2'ye Harddisk ya da CD-ROM sürücüleri takılabilir. FDD yazan yere ise Disket sürücüleri takılır.
Com yuvaları. Aşağıdaki resimde com yuvaları Anakartla birleşik olarak dizayn edilmiştir. Fakat bazı Anakartlarda bu biraz daha farklıdır. Com yuvaları için ayrı bir bölüm oluşturulur ve data kabloları sayesinde bilgisayar kasasının arkasına monte edilir. Fakat resimdeki Comlar Anakart üzerinde yapılmış olarak üretilmiştir. Bunun nedeni ise, ATX yapılı kasalar için üretilmiş olmasıdır. Com portları kısaca tanıyalım. COM1 Mouse Bağlantısı için, COM2 bilgisayarın dışına takılabilen modemler ve diğer Com2'den iletişim kurabilen aygıtlar için bağlantı noktasıdır. PARALEL PORT ise yazıcı bağlantısı için gereken porttur. GAME PORT Joystik bağlamak için bağlantı noktasıdır. Bunların dışında aşağıdaki Anakartta MIC (mikrofon girişi), LINE IN (Dışarıdan ses girişi) ve LINE OUT'u (Hoparlör çıkışı) görüyoruz. Bu da Anakart üzerinde üretilmiş olan bir seskartı olduğunu gösteriyor. Bu her Anakartta olmayan bir özelliktir. Bazı Anakartlar bu tür kartları üzerinde barındırarak üretilir. Örnek anakartımızda, ses kartı ile birlikte üretilen modeldir. Anakartımızda bunlarda ses kartının çıkışlarıdır.
Diğer bir portta, USB dediğimiz Universal Seril Bus yer almaktadır. Bu porta uygun olarak üretilen aygıtlar bilgisayara dışarıdan bağlanabilir. Örneğin, USB Mouse'ları COM1'den değilde, USB porttan çalışırlar, başka elemanlar da bu ortak port üzerinden çalıştırılabilmektedir. Bu portun yapım amacı ortak bir port kullanmaktır. Bir başka bölüm ise aşağıda KBMPS-2 yazan klavye girişidir. Buraya da klavye takılır. Bu portun hemen üstünde PS2 dediğimiz mouse'lar için bir diğer port vardır. Buraya da PS2 mouse'lar takılabilmektedir. Anakartı dış birimlere bağlayan noktalarda bunlar. Bunlar her Anakartta mevcuttur, genel olarak Portlar ve Com'lar olarak adlandırılırlar. Ancak yerleşimleri Anakartların takılacakları kasaya göre yapılır. Anakartınızı ATX bir kasaya takacaksanız yapmanız gereken yalnızca ATX uyumlu bir Anakart almaktır.
Son olarak Anakart üzerinde göze çarpan ATX Power yuvası. Bu yuva sayesinde ATX bir Kasadan Anakartınızın çalışması için gereken elektrik sağlanır. "Power Supply" dediğimiz ve bilgisayar kasasının içinde bulunan bu güç ünitesi sayesinde bilgisayara gerekli elektrik enerjisi elde ediliyor. Bu yuva, son çıkan Anakartların yaklaşık hepsinde var.

ANAKART ÇEŞİTLERİ VE BUNLARI BELİRLEYEN ÖZELLİKLER
Anakartlar, öncelikle üzerine takılacak işlemciler bazında gruplara ayrılır. Pentium ve Pentium MMX’ ler için aynı, Pentium II, Pentium III, Celeron ve Pentium Pro işlemciler için ayrı ayrı anakartlar kullanılır. Aynı işlemci için tasarlanmış anakartlar, içerdikleri yonga setine bağlı olarak alt gruplara ayrılır. Pentium anakartlar için FX, Pentium MMX anakartlar için VX, HX ve TX yonga setine sahip anakartlar üretildi. FX, uzunca bir zaman önce ortadan kalktı. Diğerleri de piyasadan kalkmak üzere olduğu için, teknik ayrıntılara girmeye gerek yok. Pentium II’ den önce , anakartlar içerdikleri ön bellek miktarına göre de ayrılırdı. Pentium II anakartlarda ilk önce FX yonga seti kullanılırken, şu anda LX, EX, BX ve ZX yongası kullanılmaya başlandı. Anakartların bir diğer gruplama şekli de, takılacakları kasanın yapısına göredir. Piyasada genellikle Mini Tower kasalara uygun AT yapılı anakartlar, Baby At adıyla anılır. ATX yapılı, otomatik kapanmalı, ayrı bir yerleşim düzenli, pratik sökme takmalı, modern güç kaynakları ve daha iyi soğutmalı kasalara göre yapılan anakartlar, ATX yapılı anakartlar olarak belirtilir. Pentium, Pentium MMX, Pentium II , Pentium III ve Celeron işlemcili anakartların Baby AT ve ATX yapılı modelleri bulunmaktadır. Pentium II, Pentium III ve Celeron' lar da genellikle ATX seçilmektedir. Bir de yeni çıkan NLX yapılı kasa ve anakartlar var. NLX yapısında, genişleme yuvalarının ve bunlara takılı kartların bulunduğu bölüm, pratik bir şekilde anakarttan sökülerek kasadan dışarı çıkarılabilir. Böylece bir mandalı gevşetip tüm kartları dışarı çekerek gerekli değişiklikleri yapabilirsiniz.

CD’ LER
CD, yüksek ses kalitesiyle yıllardır müzik için kullanılmıştır. Bu CD'lere "Audio CD" adı verilir. En fazla 74 dakika süre ile yüksek kalitede ses verebilmektedir. Kayıtlar dijital yapıldığından ses kalitesi iyidir. CD'ye dijital ses kaydından sonra dijital veriler kaydedilmeye başlandı. Bunlara da "Data CD" adı verildi. Gerek Audio gerekse Data CD'lerinin yapıları ve çalışma prensipleri aynıdır.

CD'ler üç katmandan oluşur, en altta lazer ışınını geçiren saydam bir tabaka, alt kısmına dataların yazıldığı alüminyum katman ve en üstte de renkli (koruma) tabaka vardır. Renkli tabakanın bulunduğu tarafa yazı yazılabilir ya da resim yapılabilir. Bu işlemler CD'yi etkilemez fakat diğer yüzeyde oluşan ufak bir çizik bile CD'nin okunmamasına neden olabilir.

Dijital elektronik "0" ve "1"'lerden oluşur. CD'ye dijital kayıt "0" ve "1"'ler kullanılarak yapılır. CD'nin alt yüzeyi incelenirse merkezden çıkan spiral biçiminde bir yol üzerinde dizilmiş çukurlar(pit) ve tümsekler(land) görülebilir. Bunlar 0 ve 1'leri ifade eder. CD'nin çok kolay bir çalışma mantığı vardır. Eğer ard arda gelenler aynıysa, değeri "0", eğer düzen bozuluyorsa "1" bulunur. Bu şekilde tümsekler ve çukurlar anlam kazanır.


CD ROM Sürücüleri
CD ROM sürücüleri dört parçadan oluşmaktadırlar. Bunlardan üçü step motor diğeri ise bir devredir. Tepsiyi hareket ettiren motor, CD'yi döndüren motor, lazeri taşıyan motor ve de CD'den oluşabilecek hataları düzeltebilen bir devreyi içeren kart.

CD-ROM içinde veriler 2 KB'lik sektörler içinde saklanır. Byte'ların birçoğu hata tespiti ve düzeltmesi için ayrılmıştır. 1 KB'lik veriyi işlemciye yollanmadan önce, ilgili kısım, sürücü tarafından dört kez okunur.

Hata düzeltmenin gerekliliği CD'leri yakından inceleyince daha iyi anlaşılır. Parmak izleri, tozlar, çizikler yansıma prensibini bozabilecek sorunlardır. Hata düzeltme mekanizması, çeşitli sebeplerle düzgün yansımayı engelleyen bu sorunlarla başedebilmeli ve güvenlik verilerinden hareketle hataları düzeltebilmelidir. Sürekli daha da hızlanan sürücülerde hata düzeltme için gerekli olan süre de gittikçe azalıyor. Sürücü hatayı düzeltecek zamanı bulamayınca, hızını düşürerek gerekli düzeltmeyi yapar. Çizik bir CD'yi, CD sürücü kimi zaman okuyamazken, kimi zaman da çok düşük hızda okur.

Şu an piyasada 50X CD sürücüler bulunmaktadır. CD'nin 1X'i saniyede 150 Kb bilgi transferi demektir. Bu da 50X CD sürücü ile saniyede 7.5 MB bilgi transfer edebileceğimizi gösterir.

Öneriler
1- CD'lerinizin parlak kısmına pek dokunmayın,
2- Parlak kısım kirlendiğinde, pamuğa biraz alkol(ya da kolonya) dökerek dairesel silin,
3- CD'nizi CD sürücüden çıkardıktan sonra ya kutusuna koyun ya da parlak kısım yukarı gelecek şekilde bir yere koyunuz

DVD
DVD ilk önceleri "Digital Video Disk" anlamına geliyordu. Bunun temel nedeni, ilk uygulamaların video alanında ortaya çıkmış olmasıdır. Fakat bir süre sonra, veri saklama uygulamalarının da önemli olduğu anlaşılmış ve DVD "Digital Versatile Disk (Çok-yönlü Sayısal Disk)" anlamında kullanılmaya başlanmıştır. DVD'nin manyetik floppy sürücülerin yerini alabilmesi için şu koşulların yerine gelmesi gerekir;

- Herkes tarafından benimsenen bir standart,
- Yüksek kapasite,
- Düşük maliyet,
- Mevcut CD'ler ve gelecekteki DVD'lerle uyumluluk,
- Yüksek güvenilirlik,
- Çeşitli disk formatları için tek bir sürücü.

Disk, standart ses CD'lerinde olduğu gibi 120 mm çapındadır. Fakat kullanılan lazer dalga boyu daha kısadır (650 nm). Daha ince ışın demeti sayesinde, disk üzerindeki çok daha küçük girintiler (çukurlar) okunabilmekte ve yüzey üzerine bu girintilerden daha fazlası yerleştirebildiğinden, DVD'de kapasite artışı sağlanabilmektedir.

Tek yüzlü tek katmanlı DVD ROM'un kapasitesi 4.7 GB'dir. Bu kapasite, 3400 adet bilgisayar floppy disketine eşdeğerdir. Bu ise 4.7 GB'lik bir DVD'nin 9 saatlik müzik veya 5000 tane 300 sayfalık romanı saklayabileceği anlamına gelir. Bir yüzündeki tek katmanda 2.6 GB veri saklayabilmesi ile tekrar yazılabilir DVD ROM, alışılagelmiş CD ROM'a göre dört kat daha fazla bilgi saklayabilir. En son nesil yüksek performanslı video DVD ROM 17 GB'lik kapasiteye sahip olacaktır. Bu ürün çift taraflı olup, iki katmandan oluşur .

DVD'nin Çalışma Şekli
DVD'nin çalışma şekli CD ile aynıdır. Diske bir lazer ışını gönderilir, eğer ışın tepeye denk gelirse doğrudan geri yansır, bu yansıyan ışın prizma aracılığı ile foto elektrik hücreyi ( foto diyot ) uyarır. Eğer ışın çukura denk gelirse ışın farklı yönlere yansır, böylece ışın foto diyot'u uyarmaz. Foto diyot'un aldığı bu uyarılar "0" ve "1"'lere dönüştürülür ve bunlarda lojik ( dijital ) bilgiyi oluşturur.

EKRAN KARTLARI
Bilgisayarın vazgeçilmez parçalarından biri monitördür. Bilgisayarın çıktı birimlerinden biri olan monitör bir bağdaştırıcı olmadan hiç bir işe yaramaz. Bu bağdaştırıcıya ekran kartı veya grafik kartı adı verilir.
Ekran kartının görevi, CPU(merkezi işlemci birimi)'nin işledigi bilgilerin çıktılarının ekrandan görülmesini sağlamaktır. İşlemcinin işlediği bilgileri işleyerek monitöre video sinyali olarak gönderir.
Bir ekran kartı bir video denetleyicisi, bir ekran belleği veya video RAM ve bir karakter üreticiden oluşur. Ekran kartı monitöre sürekli bir video işareti yollar. Video denetleyicisi Video RAM'da saklanan bilgileri düzenli aralıklarla okur ve bu bilgiyi monitöre video işareti olarak gönderir.
Video RAM'ın bir saniyede kaç kez okunduğunu ve monitöre gönderildiğini gösteren değere grafik kartının resim frekansı denir. Resim frekansının değeri grafik kartının kalitesini belirleyen faktörlerden biridir.
Şu anda piyasada bulunan ortalama bir ekran kartı rahatlıkla 1024 x 768 piksel ekran çözünürlügünde 24 bit(16milyon renk) renk derinliğinde 75Hz'lik resim frekansı ile görüntü verebilir.Bu işlem için ortalama 2-4 MB RAM kullanılır. Kullanılan RAM'ı hesaplamak istersek
1024 x 768 x 24 = 18,874,368 bit = 2,359,296 Byte

Ekran kartlarını şu şekilde sınıflandırabiliriz:
Monokrom Ekran Bağdaştırıcısı (Monocrome Display Adapter - MDA)
Herkül Grafik Kartı (Hercules Graphic Card - HGC)
Renkli Grafik Bağdaştırıcısı (Color Graphic Adapter - CGA)
Geliştirilmiş Grafik Bağdaştırıcısı (Enhanced Graphic Adapter - EGA)
Video Grafik Dizisi (Video Graphic Array - VGA)
Monokrom Ekran Bağdaştırıcısı (Monocrome Display Adapter - MDA)
İlk IBM PC'ler sadece metni görüntüleyebilen Monokrom Ekran Bağdaştırıcısı kullanıyordu. Bu kart grafik görüntüleyemiyordu. Bu kart 80 karakterlik 25 satır görüntüleyebiliyor ve 4K'lık bir video RAM taşıyordu.MDA'nın ROM'u her karakterin şeklini bir ASCII tablosunda her karakter için 14 x 9 piksel çözünürlükte bulundurur. Video denetleyicisi görüntülenmesi gereken karakterin ACSII koduna göre ROM'dan uygun piksel matrisini okuyarak bu bilgiyi seri bir işaret şeklinde monitöre gönderir.
Herkül Grafik Kartı (Hercules Graphic Card - HGC)
1982'de Herkül Grafik Kartlarını çıkması ile kullanıcılar nihayet metin ve grafigi birlikte görüntüleyebiliyorlardı.
80 x 25'lik ekran kipini destekleyen bir kart tamamen MDA uymluydu ve aynı zamanda 720 x 350 piksel çözünürlükte bir grafik kipi vardı. Ancak Hercules kartı sadece monokrom veya tek renkli grafikler için uygundu.
720 x 350 piksellik çözünürlüğe ulaşmak için video RAM'ın oldukça büyültülmesi gerekmişti. Metin ve diğer bilgi parçalarını görüntülenmesi için Hercules grafik kartının toplam 64K video RAM'ı vardı.
Hercules grafik kartının video denetleyicisi 6845 , bir saniyede 50 defa video RAM'ın içeriğini okuyarak ekrana yansıtır. Yani resim frekansı 50 Hz'dir. Bunu insan gözü algılayamaz.
HGC 14 x 9 piksellik karakter matrisi nedeniyle metin ve rakamların görüntülenmesi için fazlasıyla yeterlidir. En gelişmiş grafik standardı VGA bile HGC'nin metin çözünürlüğünden çok fazla iyi değildir. Ancak 50Hz'lik nispeten düşük resim frekansı ekran önünde uzun çalışmalar için (günde 4 saatten fazla) uygun değildir. Bunu için bir PC iş istasyonunda Hercules grafik kartı kullanılmaz.
Renkli Grafik Bağdaştırıcısı (Color Graphic Adapter - CGA)
IBM 1981'de PC'ler için Renkli Grafik Bağdaştırıcısını piyasaya sürdü. CGA PC'ler için ilk grafik yeteneği olan karttı. Bu kart Hercules kaertının 6845 yongasını kullanır. Metin modunda CGA kartı aynı Monokrom Ekran Bağdaştırıcısı gibi çalışır, ancak CGA kartı 8 x 8'lik bir karakter matrisi kullanmaktadır. Dolayısıyla metin görüntüsünün çözünürlüğü pek iyi olmadığından CGA standart metin işleme için uygun değildir.
CGA, grfik kipinde değişik çözünürlüğe ve renklere sahiptir. Her piksel için görüntüleme bilgisi en fazla üç nitelikten oluşur. Bu yolla üç temel renk sayısal olarak en fazla 8(2x2x2) renk elde edilmesinde kullanılır. Bir parlaklık değeri eklenerek16 değişik renk tonu görüntülemek mümkündür.
16 renk ile 160 x 100 piksel
4 renk ile 320 x 200 piksel
2 renk ile 640 x 200 piksel
Daha fazla renk kullanmak çözünürlüğü düşürür. Dört renkli ekran genellikle renk ve çözünürlük arasındaki en iyi uyumu gösterdiği için en fazla kullanılır. Farklı grafik çözünürlükleri uygulama yazılımı tarafındanerişilip aktifleştirilir. CGA kartı genellikle metin kipinde çalışır.
Geliştirilmiş Grafik Bağdaştırıcısı (Enhanced Graphic Adapter - EGA)
1985'de IBM EGA'yı çıkarttı. bu daha yüsek çözünürlüklü ve daha kaliteli renkli ekranı olan bir karttır. Bu genişletilmiş grafik bağdaştırıcısının çözünürlüğü CGA ile karşılaştırıldığında çok daha iyidir. Metin kipinde 640 x 350piksel çözünürlükte 16 renk görülebiliyordu.
Grafik kipinde EGA kartlarının iki çözünürlüğü vardır: 640 x 200 ve 640 x 350. Her iki çözünürlüktede renk bilgisi için 4 bit ayrılmıştır. Eğer kartta 256K video RAM varsa bu 16 renkli bir palet sağlar.
Bir EGA ekranında aynı anda 64 renkli bir paletten seçilen 16 rengigörüntüleyebilir. EGA kartını karakter matriside HGC gibi 14 x 9 pikselden oluşan bir matristir.
640 x 350 piksel yüksek çözünürlük 80 karakterli 25 satır veya 80 karakter 43 satır görüntülemenize izin verir.
EGA'nın eski CGA'dan önmli bir farkı EGA'nın kendi BIOS'unun olmasıdır. PC sisteminin her soğuk açılışında grafik bağdaştırıcının BIOS'u aktifleştirilir; hatta grafik BIOS'u sistemin kendi BIOS'undan önce başlar. Grafik kartı önce sisteme varlığını bildirir ve sonra video kesme adreslerini kendi adresleri ile değiştirir.
Video Grafik Dizisi (Video Graphic Array - VGA)
1987'de IBM PS/2'lerle birlikte piyasaya sürülüşünden itibaren yeni yeni bir standardı başlattı. Dahada gelişmiş çözünürlüğün yanı sıra VGA 262,144 renk tonuna bir paletten seçilebilen 256 renk görüntüleyebiliyordu.Bunun sayesinde diğerlerine fark attı.
Video RAM öncelikle 512K'ya daha sonra 1024K'ya uzatıldı. Bu sayede sekiz bitlik 1024 x 768 piksel gibi çok yüksek çözünürlükler mümkün oldu. Ancak 512K'lık artan bellek kapasitesi PC'nin veri yoluna 16 bit ile bağlanmayı zorunlu hale getiriyordu.
Eski grafik kartları sadece 8 bit fomatlarında vardı, çünkü daha fazlası gerekmiyordu.Ancak VGA kartları artık genellikle 16 bit formatında bulunmaktadır. Bu format hiç bir zaman açık bir şekilde tanımlanıp dökümanları oluşturulmamıştır olmasına karşın "Süper VGA" standardı olarak adlandırılır.
VGA kartlarının enbüyük avantajı, monitöre anlog işaret göndermesidir. Sayısal(dijital) işaret "0"(yok) ve "1"(var)'lerden oluşur, arası yoktur. Analogta ise "0" ile "1" arasında anlamlı bir çok değer vardır. Monitöre dört tane sinyal gider. Bunlar üç ana renk(kırmızı ,mavi, yeşil) ve parlaklık. Mesela EGA'da kırmızı renk "1" diğerleri "0" ise koyu kırmızı rengini görebiliriz. VGA'da ise kırmızının yüzlerce tonunu görebiliriz. Bu şekilde milyonlarca renk elde edilebiliyor.
VGA'nın metin kipi Hercules kartından biraz daha iyi olan 720 x 400 pikselden oluşur. Her karakter 14 x 9 piksellik bir matrisle tanımlıdır. Bu halde VGA kartının diğer grafik kartlarından daha iyi görüntüsü vardır.
Bu nedenle uzun bilgisayar çalışmaları için VGA standardı en iyi grafik kartıdır. Kendinden önceki kartlarla tam uyumlu oldugu için yukarıda anlatılan standartların tümünü taklit edebilir. Böylece eski grafik kartları için tasarlanmış olan yazılımlar VGA standardı ile de çalışır.

Ekranlar
Ekranlar (monitörler) PC'nin en önemli çıktı birimidir. Monitörler yapıları bakımından ikiye ayrılırlar: Katot ışın tüplü (CRT: Chatode Ray Tube) ekran ve sıvı kristal ekran (LCD: Liquid Crystal Display).
CRT'nin (Chatod Ray Tube) Çalışması
Çalışma prensibi televizyon ile aynı olan katod ışınlı ekranlar, en çok kullanılan ekran çeşitidir. İlk zamanlarda sadece siyah üzerine yeşil yazı yazabilen ekranlar artık milyonlarca renkle resim gösterebilmektedirler.

Bilgisayarların ilk çıktıklarından bu yana bu ekranların temel yapılarında pek bir değişiklik olmamıştır. Bu ekranların içinde TV’ deki gibi bir trafo, gerekli ayarları yapan kartlar ve bir katod ışın tüpü vardır. Katod tüpü huniye benzeyen içindeki hava boşaltılmış, ön yüzeyi fosfor ile kaplanmış bir cam fanustur. Bu tüp de üç kısımdan oluşmaktadır: elektron tabancası (her bir noktayı oluşturacak olan elektronları hızlandırıp yönlendiren mekanizma), maske (sadece renkli ekranlarda bulunur ve üç temel renk olan kırmızı,yeşil ve maviyi içerir) ve fosfor tabakası (üzerine çarpan elektron parlar ve görüntüyü oluşturur.).

Elektron tabancasında hızlandırılan bir elektron ekran kartının istediği noktaya düşürülür. Elektronun düştüğü bu nokta fosforla kaplı olduğu için parlar. Bu işlem sol üst köşeden başlayarak, sırayla tüm satırların ve sütunların taranması ile devam eder. Bu tarama işlemi sonucunda görüntü elde edilir. Bu tarama işlemi, görüntünün rahatsız edici olmaması için çok hızlı olmak zorundadır. İnsan gözünün ortalama 25 görüntü hissedebilmesine karşın ekrandan alınacak görüntü saniyede 60 resimden az olduğu zamanlar gözü, kısa sürede yorar.

Renkli ekranları çalışması ise biraz farklıdır. Renkli ekranlarda fosfor tabakasından önce bir maske tabakası ve üç tane elektron kaynağı vardır. Bu elektron kaynaklarının her biri bir ana rengi(kırmızı, yeşil ve mavi) ifade eder (fakat çıkan elektronlar özdeştir). Maske ise üzerindeki renkli kanallara düşen elektronları renklendirerek fosfor tabakasına gönderir. Maskedeki üç ana rengin birleşmesi ile ekrandan milyonlarca renk görebiliyoruz.

LCD'nin (Liquid Crystal Display) Çalışması
Tüplü ekranlara göre çok ince ve hafif olan LCD'lerin yapısı çok farklıdır. Normalde düzensiz şekilde bulunan ve elektrik verildiği zaman düzenli bir sekil alan özel bir sıvı kristal içerir. Bu yapıyı oluşturmak çok zordur. Bu yüzden tüplü ekranlara göre fiyatları çok yüksektir. Gelişen teklonoji ile bu işlemlerin maliyeti düşerse LCD ekranlar tüplü ekranların yerini alabilirler.

Temel Özellikleri
Ekranlar, köşeden köşeye olan mesafeleri ile ifade edilir. 14", 15", 17" ve 21" gibi ebatlarda ekranları piyasada bulabilirsiniz.
Ekranlardaki görüntü piksel adı verilen noktalardan meydana gelir. Bir ekranın kalitesini belirleyen bazı kriterler vardır. Bunlar; piksel sayısı, piksellerin aralarındaki mesafe ve bu piksellerin tamamının saniyede kaç defa yenilendiğidir.
Bir ekranın çözünürlüğü yataydaki ve dikeydeki gösterebildiği piksel sayısıdır. Mesela 1024x768 denildiğinde anlıyoruz ki ekran 1024 sütun ve 768 satır gösterebilmektedir.
Tarama frekansı ise saniyede gösterebildiği görüntü sayısıdır. Ekran taramayı sol üst köşeden başlayarak teker teker tüm satırları tarayarak sağ alt köşede bitirir. Düşey tarama frekansı, her bir satırından saniyede kaç defa geçildiğinin bir ölçütüdür ve tarama frekansı ile aynı değere sahiptir. Yatay tarama frekansı ise sütunların taranmasının bir ölçütüdür. Değeri ise düşey tarama frekansı ile sütunların çarpımına eşittir.
Bir ekranın 800x600 çözünürlükte 85Hz tarama frekansı varsa, bu ekranın saniyede 85 defa görüntüyü yenilediğini ve yatay tarama frekansının 68000Hz (68kHz) olduğu anlaşılır.
Tarama frekansı insan sağlığı için çok önemlidir. 60 Hz'in altındaki ekranlar bariz şekilde titrerler ve uzun süre kullanımlarda gözü yorar. Şu anda piyasada 60 Hz ile 160 Hz arasında tarama frekansına sahip ekranlar var.
Doktorların Önerileri
- Monitör, pencerelerden veya aydınlatma gereçlerinden gelen ışıkların ekrandan yansıyamayacağı bir yere konulmalıdır.
- Tavan ya da duvarlara doğrudan ekranı gören ışık kaynakları konulmamalı. Oda, tavandan yansıyan ve çok parlak olmayan bir ışıkla aydınlatılmalıdır.
- Pencerelerde gün ışığı rahatlıkla kontrol edilebilmelidir.
- Ekranın, operatörün gözlerinden uzaklığı ortalama 45 cm., ekranın üst kenarı gözler hizasında ya da biraz altında olmalıdır.
- Çalışma masaları yansıtma yapmayacak biçimde mat ve koyu renkli olmalıdır.
- Ekran geriye doğru 15° eğimli olmalıdır.
- Çalışma sırasında, arada bir bilinçli olarak göz kapakları kapatılıp açılarak göz kuruması önlenebilir.
- Ekran aşırı parlak ya da karanlık olmamalıdır.
- Her bir saatlik çalışma sonunda gözler, 10 dakika kadar ekrandan başka yerlere bakılarak ve kısa süreler kapatılarak dinlendirilmelidir.

ETHERNET KARTLARI
Ethernet kartları network sistemlerinde veri iletişimini sağlan elemanlardır. Bu sayede de Network sistemleri dediğimiz birden fazla bilgisayarın birbiri ile iletişimi sağlanmış olur.
Ethernet kartları ISA veya PCI yuvalara göre hazırlanmışlardır. Üzerlerinde UTP ve BNC olmak üzere iki türlü yuva bulunmaktadır. Bazı ethernet kartları bu yuvaların her ikisinide üzerinde barındırmaktadır. Bu yuvalar iki ayrı ağ bağlantısı için kullanılmaktadır. Bunlar, UTP yani HUB lı sistemler için yuvadır. Diğeri ise BNC kablolarla kurulan ağlar içindir. Şimdi ethernet kartları kullanılarak kurulan network ağlarını inceliyelim.

NETWORK SİSTEMLERİ (BİLGİSAYAR AĞ SİSTEMLERİ)
Bilgisayar ağları tiplerine ve alanlarına göre çeşitlere ayrılır.
Alanlarına göre LAN, MAN,WAN
LAN (local area network): Yerel ağlar diye adlandırdığımız bu ağlar bina içersindeki veya bir kampüs içerisindeki bilgasayarları kablolama ile birebir iletişimini sağlayarak bir yerel ağ oluşturmamızdır.
MAN(metropol area network): Metropolitan ağlar diye adlandırdığımız ağlardır. MAN ağları birkaç local ağın birleştirilmesiyle oluşturulur. Örnek olarak bir firmayı ele alalım. Firmanın merkez binasındaki kurulan ağ yerel, bu firmanın birkaç şehirde şubeleri var ise bu şubelerde ki yerel ağlarıda biribiri ile baglantılı hale getirildiğinde metropolitan ağı elde etmiş oluruz.
WAN. (wide area network) : Geniş alan ağları ise yerel ve metropolitan ağların biribirlerine bağlantısı halinda oluşan ağdır. Yani ülkeler arası bilgisayar iletisimini sağlayan ağlardır. Bunuda örnekleyecek olursak; ele aldığımız firmanın yerel ve metropolitan ağını dünyaya açması ve diğer ülkelerdeki bilgisayarlarla kendi ağlarını buluşturma noktasıdır.

Network topology( bilgisayar ağ tipleri)
Mantıksal topology: Bir lan daki düğümler iki mantıksal metottan birini kullanarak mesajları ele alırlar. Ya mesajları sırsal (sequential) mantıksal topolojiyi kullanarak düğümden düğüme aktarırlar yada yayın (broadcast) mantıksal topolojisini kullanarak bütün istasyonlara aynı anda mesajları gönderirler. Ethernet ve ARCnet bir yayın topologysi, token ring ise sırasal teknik kullanırlar.
Star Topology: Yıldız tipi ağdır. En çok kullanılan network tipidir. Avantajı her bilgisayar için ayrı bir hat çekilmesi böylece bir terminalde oluşan sorun diğer terminallere engel teşkil etmemektedir. Bu topologyde dağıtıcı noktası veya kutusu mevcuttur. Son kullanıcılara bu dağıtıcı noktadan tek tek kablo vasıtası ile bağlanır. Bu ağlar için kullanılan kablolama sistemi CAT-3,4,5 vb. dir. Ayrıca hub dedigimiz paylaştırıcı (tek hatın band genişlini kullanıcı sayısına göre paylaştırılmasını sağlar) cihaz kullanılmaktadır.
Bus topology: Tek hat üzerinde terminallerin biribirine bağlantısı sağlanır. Maliyeti düşüktür. Dezavantajı herhangi bir terminalde sorun olduğunda diğer terminalleri etkilemesidir. Bu tipdeki ağda coax kablo kullanılır.
Ring Topology :Yüzük tipi ağdır. Bir bilgisayardan diğerine gönderilen paket yüzük etrafında dönerek paketi ulaştırır.
Bus topology: Ortak kablo üzerinde bilgisayarların bağlantısı gerçekleştirilir. Bu tologyde kablo bağlantıları bilgisayara girip sonradan çıkmazlar, eş eksenli T-Connektorlerle baglantı gerçekleştirilir. Otobüs tipi ağı denilmesinin sebebi. Otobüse binen yolcular ortak yolu kullanırlar ve duraklarında inerler. Bu tip topologyde gönderilen paket yerine ulaşıncaya kadar gider.

NETWORK SİSTEMLERİNDE KULLANILAN KABLOLAR
Twisted pair (dolanmış cift kablo) : Veri nitelikli dolanmış-çift telde dış aliminyum-yaprak ve örgülü-bakır koruma vardır. Dıştaki elektiriksel sesi azaltmak için özellikle böyle tasarlanmıştır. Genelde IBM-Token ring gibi sistemlerde kullanılırlar. Bu kablo tipi eş eksenli kablonun koruması ile korumasız dolanmış çift telin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Bağlantıları yapmak ince ustalık ister ve pahalı bir kablolama sistemidir.bu kabloda D-kabuk Konnektörü kullanılır ve token ring adaptörüne takılır.
Eş Eksenli Kablo (Coax Kablo) : Eş eksenli kabloda bakır tel vardır. Bakır tel tek veya birçoktelden oluşabilir. Ve dışı bakır örgülü şerit veya metal yaprakla sarılmıştır. Şerit ve merkez iletken aynı eksen üzerindedir ve eş eksenli ismi buradan gelmektedir. Dış iletken iç iletkeni elektriksel sinyallerden korumaktadır. Bu kablonun konnektörleri kötü takıldığında bütün sistemi etkiler. Bu kablolama sisteminde T-konnektörler kullanılır.
Korumasız Telefon Teli (UTP) : Dolanmış çift tel kablodaki tellerin birbiriyle dolanmaları ile aralarındaki elektriksel ‘coupling’ ve dışardan aldıkları elektriksel ses azalır. Bu kablolar RJ-45 jackları ile sonlandırılarak ethernet kartlarına takılırlar.
Korumalı Telefon teli (STP): Korumasız çift telden tek farkı dolanmış tellerin etrafını metal yaprak sarmaktadır. Genellikle yoğun eleltriksel akımın olduğu ortamlarda tercih edilirler. Pahalı bir kablolama sistemidir.
Fiber Optik: Cam liflerden meydanan gelmektedir. Küçük laser veya ışık yayan diyotlar lifler üzerinden digital mesajın 0 ve 1 lerine karşılık gelen ışık darbeleri gönderir. Fiber optikler bakır telden bir çok avantajlı yönleri vardır. Elektrikden hiç etkilenmezler ve uzak mesafeler için idealdir. Büyük miktardaki verileri daha hızlı ve daha uzak mesafelere taşıyabilmektedir. Fiber optik kablolar için st veya sc konnektorler kullanılmaktadır. Fiber optik kabloyu bilgisayar baglantısını saglayan f/o portlu adaptör kartına ihtiyaç vardır.

NETWORK SİSTEMLERİNDE KULLANILAN CİHAZLAR
MULTIPLEXER (çoklayıcı) : Multiplexer düşük hızdaki cihazlardan gelen verileri toplar (terminal, printer gibi) ve tek kanal iletişim üzerinden verileri gönderme işlevini gerçekleştirir.
ROUTERS (yönlendirici): Network sistemlerinde farklı işletim sistemleri iletişim protokolleri kullanılır. İki farklı network tipinde ve işletim sistemlerini direk olarak birbiri ile konuşturamazsınız. Router işlevi farklı iletişim protokolleri ile farklı netwrok tiplerindeki bilgisayarların biribiri ile konuşmasını sağlar. Network den bahsedildiğinde sıklıkla kullanılan backbone (belkemiği): yani networkun omurgası anlamına gelen kelimenin açıklaması ise, networkun omurgasını oluşturan router (yönlendırıcı) ve transmission media (transfer ortamı) dediğimiz fiber optic kablo networkün omurgasını oluşturur.
SWITCH (anahtarlama) : Switchler calıştıkları hızları aynı hızda birimlere veya son kullanıcılara ulaştırır.
HUB (paylaştırıcı) : Switchden gelen hızın oranını kaç kullanıcı baglantısı varsa paylaştırır.
International Standarts organization (ISO) : Merkezi Parisde olan ISO uluslar arası veri iletişim standartlarını geliştirir. ANSI (Amerkan National Standart Institute) ISO’yu Amerka’da temsil eder. 1970’li yıllarda ISO standart bir veri iletişim modelini geliştirdi ve buna OSI ( Open System Interconnection) adını verdiler. OSI modeli yedi katmandan oluşur ve terminal ve bilgisayarlar arası konuşmada neler olduğunu açıklar. Bu model farklı cihazların iletişim kurabileceği bir sistem kurmayı kolaylaştırmak üzere tasarlanmıştır.
Protokoller: Protokoller verini nasıl iletileceği konusunda ağdaki birimler arasındaki mutabakatı temsil eder. Zayıf bir protokol veri transferini zayıflatır. Fakat standart protokolleri izleyen yazılımlar farklı sistemler arasında iletişim kurabilirler. Protokollerin anahtar elemanları sözdizimi, semantik ve zamanlamadır.
Söz dizimi: Kullanılacak sinyalin seviyesini ve gönderilecek verini biçimini belirtirler.
Semantik: Makinalar arasında kordinasyonu sağlamak için gereken bilgi yapısını içerir Zamanlama: Hız ayarlaması yapar.

OSI MODELININ KATMANLARI
Fiziksel katman( phyical layer) : Fiziksel katman elektriksel bağlantıları ve sinyallemeden oluşur. Daha sonraki gelen katmanlar fiziksel katman aracılığı ile konuşurlar. Kablolar bu katman ile ilgilidir.( 1. Katman)
Veri Hattı katmanı( data layer): Fiziksel ve elektriksel baglantıları gerçekleştirdikten sonra sistem içindeki veri akışını kontrol etmelisiniz. Veri-hattı katmanı karakterleri bir dizi halinde birleştirip mesajlar haline getiri ve sonra yola koymadan önce kontrol eder. (2. Katman)
Ağ katmanı ( network layer) : Geniş –alan ağlar, bir karakterler dizisini bir coğrafik noktadan diğerine taşımak için birkaç yöntem sunar. Osı’nin üçüncü katmanı ola ağ katmanı, ağın durumuna, servisin önceliğine ve diğer faktörlere göre verinin hangi fiziksel yolla iletileceğine kara verir.(3. Katman)
Taşıma katmanı ( transportation layer) : Ağ katmanının yaptığı işleri yapar. Farkı bu işleri yerel olarak yapar. Ağ yazılımındaki sürücüler taşıma katmanının görevlerini yerine getiriler. Ağda bir arıza olduğu zaman, taşıma katmanı alternatif yollar arar veya gönderilecek veriyi ağ bağlantısı yeniden kuruluncaya kadar bekletir. Alınan verilerin doğru biçimde ve sırada olup olmadığını kontrol eder. (4. Katman)
Oturum Katmanı (session layer) : Özellikle PC tabanlı sistemlerde önemlidir. Ağda iki uygulamanın haberleşmesini sağlar. Güvenlik, isim tanıma, yönetme ve diğer benzeri fonksiyonları yerine getirir. (5. Katman)
Sunma katmanı (presentation layer): Ekranda yanıp sönen karakterler, özel veri-giriş biçimleri, grafikler ve diğer şeyler gördüğünüzde sunma katmanında olduğunuzu beliritir. Bu katman aynı zamanda şifreleme ve özel dosya biçimlendirme işlemlerinide yapar. Dosyaları programcıların istediği şekilde biçimlendirir. Sunma katmanı kontrol kodlarının, özel grafiklerin ve karakter tablolarının bulunduğu yerdir. (6. Katman)
Uygulama katmanı (application layer): Bu katman kullanıcıya hizmet verir. Ağ işletim sistemi ve uygulama programlarının bulunduğu katmandır. Dosya paylaşımından yazılacak iş birikimine, elektronik postadan veri tabanı yönetimine kadar olan her şey burada bulunur.(7. Katman)

Manyetik Saklama Birimleri
Manyetik Saklama Birimleri sabit disk ve floppy diskler dir.Sabit disk (harddisk) ve disketler (floppy diskler) manyetik saklama birimleri olarak da adlandırılırlar. Bu disklerin çalışma prensipleri temelde aynıdır. Bir manyetik yüzeyin üzerindeki demir tozlarının, bir mıknatıs ile diziliminin değiştirilmesi ile çalışır

yazmak için bir elektromıknatıs kullanılmaktadır. Okumak için ise manyetik değişmeleri algılayabilen bir algılayıcı kullanılmaktadır. Bu alınan değişimler artarda getirilmesi ile dijital sinyal elde edilir. Bu bilgiler işlenerek bilgiler (data) elde edilir.

Disketler (Floppy Diskler)

Bilgisayarların yaygınlaşmasından bugüne kadar en çok kullanılan saklama birimi disketlerdir. Bunun birçok nedeni var. İlk zamanlarda programların kısa olmasından dolayı çok tutulmuşlardı. Günümüzde ise kapasiteleri az (CD'ye ve HDD'ye göre) gelse de, ekonomik (back-up üniteleri ve CD kayıt edicilerine göre) oldukları için hala kullanılmaktadırlar.
İki çeşit disket vardır. Bunlar 5.25 ve 3.5 inchlik floppy disklerdir. Bunlar kapasiteleri bakımından da high-density (HD) ve double-density (DD) olmak üzere ikiye ayrılırlar.

DD (double-density) HD (high-density)
5.25 inch 360 KB 1.2MB
3.5 inch 720KB 1.44MB

Disket ilk alındığında kullanıma hazır değildir. İlk önce formatlama (biçimlendirme) dediğimiz işlemin yapılması gerekmektedir. Bu işlem ile diskin üzerine yazılacak olan kısımlar belirlenir ve diskin kapasitesi (DD-HD) belirlenir.
5.25 inchlik disketlerin şekli, zarfın içine konmuş bir diske benzer. Zarfın üzerindeki deliklerden manyetik disk görünmektedir. Diğer deliklerin ve kertiklerin ise birer görevleri vardır. Diskin merkezine yakınındaki delik sayesinde bilgisayar diskin dönme hızını kontrol edebilmektedir. Disketin sol tarafındaki kertik sayesinde yazmaya karsı koruma (write-protected) sağlanır. Sağ tarafındaki kertik sayesinde ise diskin HD veya DD olduğu belirlenir.
3.5 inchlik disketler ise plastik kutunun içine konmuştur. Bu disketlerde manyetik disk dışarıdan gözükmez. Diski koruyan yaylı bir kapak mekanizması vardır. Disket sürücüye takıldığı zaman bu kapak açılır ve okuyucu kafalar diskin üzerine oturur. Böylece okuma işlemi yapılır. 5.25 inchlik disketlerdeki gibi bu disketlerde de özel amaçlı delikler var. Bunlardan sol taraftaki kapasiteyi belirtmeye, sağ tarafta kilit mekanizması olan ise yazmaya karşı korumaya yarar.

Sabit Diskler (Harddisk-HDD)
Sabit diskler bir kutu içine üst üste konmuş disklerden meydana gelir. Bu diskler laboratuar şartları altında, birkaç mikrometre kalınlığındaki film tabakasının, alüminyum alaşım üzerine yerleştirilmesi ile yapılır. Çok hassas işlemler sonucunda meydana gelen sabit disklerin, diskler ile okuyucu kafaların arasında bir saç teli kalınlığından daha az mesafe kalır.
Okuma-yazma kafaları, floppy disklerin tersine manyetik yüzeye kesinlikle deymez. Birkaç mikron uzaklıktan okuma veya yazma yapılır. Dakikadaki dönme hızı ise 3600'dür. Bu yüksek hız yüzünden çok hafif okuma-yazma kafaları oluşan "hava yastığı üzerinde" asılı kalırlar. Tüm okuma-yazma işlemleri dokunmadan olur. Ancak bilgisayar kapatıldığında okuma-yazma kafaları "landing zone" adı verilen, diske temas etmeyeceği bölgeye otomatik olarak geçerler.
Plaklarda ve CD'lerde izler spiral biçiminde olmasına karşın floppy ve sabit disklerde iç içe geçmiş halkalardan oluşur. Floppy ve harddisklerde spin hızı kafalar nerede olursa olsun değişmez, sabittir. CD teknolojisinde ise motorun devri sürekli kontrol edilir ve en içteki okuma ile en dıştaki okumanın hızı mikroişlemci tarafından, aynı hızda yapılabilmesi için ayarlamalar yapılır. Yani, en dışta hız düşürülür, en içte artırılır. Sonuçta, laser ışını hep aynı hızda dijital bilgi okur veya yazar, dedektör merceğinin altından geçen bilgi hep aynı hızda olur. Harddisk plakları çok yüksek hızlarda döndüklerinden çalışmaları esnasında darbe ve sarsıntıya karşı toleransları azdır.
Sabit disklerin sisteme bağlanması için iki önemli arabirim standardı var. Bunlar: IDE (Intergrated Drive Electronics) ve SCSI (Small Computer System Interface) dır. IDE sisteminin bazı dezavantajları da var. Veri transfer hızı ve sadece sisteme iki tane sabit disk bağlanmasına izin vermektedir. IDE teknolojisi geliştirilerek Enhanced IDE (EIDE)geliştirildi.

Özellik IDE EIDE SCSI
Bağlanabilen aygıt sayısı 2 4 7
Veri transfer hızı MB/s 3-8 13-16 10,20,40
Kablo uzunluğu (m) 0.6'ya kadar 0.6'ya kadar 6'ya kadar
Diğer aygıtlar yok CD-ROM Çeşitli

SCSI, IDE'ye göre daha hızlı ve avantajlı olsa da pahalı olduğundan sadece profesyonel işlerde kullanılır. Ayrıca SCSI kullanabilmek için bir adaptör karta ihtiyaç vardır.

Bilgisayar teknolojisinin bu hızla davam ederse, yüzlerce GB'lik disk alanlarını ve saniyede yüzlerce MB'lik veri transfer hızlarını görmemiz pek uzun sürmeyecektir.

MODEM NEDİR ?
Modem; bilgisayarların telefon hatlarını kullanarak bilgi alıp vermesini, haberleşmesini sağlayan aygıttır. Sayısal bilgiyi telefon hatlarından geçebilecek şekle dönüştürmek için modülasyon; gelen veriyi tekrar bilgisayarın anlayabileceği duruma getirmek için demodülasyon işlemi yapması nedeniyle modem adını almıştır.Modemler size internete ulaşmayı, uzaktaki bir bilgisayarı kontrol etmeyi, karşılıklı olarak her türlü haberleşmeyi sağlar. Faksınızı çekebilir, kağıda gereksinim duymadan faksınızı alabilirsiniz. Telefonun ahizesini kaldırmadan görüşme yapabilir, onun bir telesekreter gibi çalışmasını sağlayabilirsiniz.

NE İŞE YARAR ?
Modemler, gelişmiş telefonlardır. Farklı yerlerdeki bilgisayarları, terminalleri, printerleri uzun mesafelerden birbirlerine veya büyük sistemlere bağlamakta kullanılırlar. Modeminiz aracılığıyla gerçekleştireceğiniz iletişim, iş ve özel hayatınızı kolaylaştırmaya yöneliktir. Dosya transferi ile bilgi paylaşımı sağlayabilirsiniz. Modem ve bilgisayar sayesinde evinizden işyerinize bağlanıp çalışabilirsiniz. Bilgi hatlarını arayarak araştırma yapabilirsiniz. Internete bağlanıp tüm dünyayı dolaşabilirsiniz. E-Mail sistemine sahip iseniz dünyanın herhangi bir yerindeki bir kullanıcıyla elektronik mektup alışverişi yapabilirsiniz. Aracı kurumlara bağlanıp borsa oynayabilir, eski dönem bilgilerini alabilirsiniz. Bu saydıklarımız aslında bu kadarla bitmiyor. Yazdıklarımız modem sahipleri için gözde olan kullanım ilginçliklerini içermekte.

INTERNAL VE EXTERNAL MODEM
Modemlerin iki çeşidi vardır: Internal (dahili) ve external (harici) modemler. Internal modemler birer karttır ve bilgisayarın içindeki bir slota takılırlar. External modemler ise kasanın dışında bulunur ve seri çıkışların birinden ara kablo yardımıyla bilgisayara bağlanırlar. External modemlerin internal modemlerden farkı sadece kartın bilgisayar kasasının dışında bulunmasından,bir kasa tarafından korunmasından ve iletişim durumunun LED ler tarafından gözlerönüne serilmesinden mevcuttur.Aşağıda external modemlerde bulunan ve modemden modeme bulundukları yer ve sıralanış açısından farklılık gösteren LED lerin anlamlarını bulabilirsiniz.
Internal Modem
HS(High Speed) Modemin destekleyebileceği en yüksek hızda çalıştığını gösterir.
AA(Auto Answer) Bilgisayarınızın başında bulunmadığınız esnasında gelen sinyallere otomatik olarak yanıt vereceğini gösterir.
CD(Carrier Detect) Telefon hattının öteki tarafındaki bilgisayar ile iletişimin sürdürüldüğünü belirtir.
OH(Off Hook) Telefon hattının modem tarafından kontrol edildiğini belirtir.
RXD yada RD(Receive Data) Bağlantı kurulan yerden yollanan verinin,bilgisayarınıza aktarıldığını belirtir.
TXD yada SD(Send Data) Bağlatı kurulan yere,verinin gönderildiğini belirtir.
DTR(Data Terminal Ready) Bilgisayara bir haberleşme yazılımı yüklendiğini ve bu yazılımın çalışmakta olduğunu belirtir.
DSR(Data Set Ready) Modemin haberleşmeye hazır olduğunu belirtir.
EC(Error Control) Modem hata kontrolünü kapsayan bir bağlantı yaptığında yanar.
SQ(Signal Quality) Hatların durumu iyi olduğunda yanar.
TST(Test Indicator) Modem test durumundayken yanar.
MR(Modem Ready) Modemin açık olduğunu belirtir.

MODEMLERİN SAHİP OLDUĞU GENEL ÖZELLİKLER
Faks Alma ve Gönderme : Modem üretici firmalar son zamanlarda modemlerine faks özelliği ekleme yoluna gittiler. Bazı firmalar sadece faks gönderme özelliğini destekleyen modemleri sunarken bazı firmalar ise hem faks gönderme hemde alma özelliğini destekleyen modemler piyasaya sundular.
Faks alıp gönderme zamanla masaüstü PC ler için oldukça kullanışlı ve aranan bir özellik haline geldi. kullanılan faks programlarına gelince ; Windows altında çalışan faks programları genel olarak kendi sürücülerini bir yazıcı gibi sisteme yüklerler. Faks göndermek için yapılan tek şey, Windows altında çalışan bir yazı programında gönderilecek dökümanı hazırladıktan sonra yazıcı olarak faks programının yüklediği yazıcıyı seçmek ve sonrada dosyayı yazıcıya yollamaktır.

Voice Özelliği : Son zamanlarda piyasaya çıkan modemlerde artık voice özelliğide mevcut. Voice özelliği; modeminizi telesekreter olarak kullanmanıza imkan tanıyan bir özellik. Modem telesekreter özelliğinin yanısıra çok işlevli bir santral (sesli yanıt sistemi) görevinide üstlenmiş durumdadır.Modemler voice özelliğini;eğer varsa cihazın üzerindeki speaker ve mikrofon çıkışlarından , yoksa; telefon ahizesinden kullanabilmenize olanak tanımaktadır. Cihaz voice özelliğine sahip ise yazılım yardımıyla bu özelliği aktif hale getirebilirsiniz.

Hayes AT Komut Seti : Hemen hemen bütün modemler AT Hayes komut setini destekler. Bu komut seti bağlantıda kullanılacak protokol, çağrıların nasıl ele alınacağı gibi modemle ilgili her türlü konfigürasyonun yapılabilmesine olanak tanır. Ancak bu komutlar doğrudan değilde kullanılan modem programı tarafından modeme gönderilir. AT komutlar asenkron bağlantılarda kullanılır.

Veri Aktarım Hızı : Standartları bir yönden de modeminizin verileri hangi hızlarda aktarabileceğini gösterir. v.34 standardını destekleyen bir modem 28800 bps, v.34+ ise 33600 bps hızı ifade eder. En son belirlenen v.90 standardı da şartlar uygun olduğu durumlarda 53000 bps hıza kadar çıkma imkanı verir. Bu hızlardaki modemler kendinden düşük modemlerin standartlarını da ( v32bis, v.32, v27ter, ... gibi) destekler. Haklı olarak diyebilirsiniz ki; "Ben 115200 hızında dahı bağlanıyorum". O görünen 115200 bps hızı veri sıkıştırılması yolu ile elde edilmis hızdır. Hız standartlarından bahsederken çok daha hızlı olan ISDN' lere de gözatmakta fayda var. ISDN Internet Subscriber Digital Netwok; aslında sayısal bir hattır. Aynı anda D ve B hatlarından oluşan ISDN, iki yönlü veri aktarım hızı oldukça iyi olan bir sistemdir. Bu iki hattan biri sadece kontrol için geri dönerken , diğeri iki taraflı veri aktarımıda kullanılır. Hız olarak 64 Kb ve katları şeklinde bağlanabilirsiniz.

Hata Düzeltme : Hata düzeltme,hat kalitesinin düşük olduğu zamanlarda veya yüksek hızlarda çalışıldığı zaman modemler için çok önemlidir. Hata düzeltme olmadığında veri kaybı ile karşılaşma ihtimali yüksektir. Hata kontrolü her iki uçtaki modemin bu protokolü desteklemesi durumunda geçerlidir. Hata kontrolünde kullanılan başlıca iki protokol vardır. Bunlardan birincisi ve yeni olanı CCITT’nin V.42 standartlarıdır. İkincisi ise MNP(Microcom Networking Protokol) Seviye 4 protokolüdür. MNP 4 protokolü bir çok modemde desteklendiği için V.42 standartıda kendinden daha eski olan ve yaygın olan bu standardı kapsamıştır. V.42 hata kontrolüne sahip bir modem MNP 4 protokolünü kullanan bir modem ile uyumlu olarak çalışabilmektedir. V.42 standartları diğer V serisi standartlar gibi hız tanımlamaz. Karşı uçtaki modeminde aynı protokolleri desteklemesi durumunda modemler herhangi bir hızda V.42 hata kontrolü ile çalışabilir.

Ses ve Video Konferans : v.34Q ve v.70 standartları, tek hat üzerinden aynı anda hem ses hem de veri aktarımını mümkün kılar. v.80 standardı ise telefon hattı kullanılarak video konferans yapabilmeyi sağlar.

Veri Sıkıştırma : Veri sıkıştırma,özellikle text dosyalarının transferinde büyük zaman kazandırdığı için önemli bir özelliktir. Bu tür dosyaların gönderilmesinde veri sıkıştırma özelliği ile 2 kat veya 4 kat daha hızlı transfer yapmak mümkün olur. Veri sıkıştırma protokolü modemin donanımı tarafından veya kullanılan yazılım tarafından desteklenir. Donanım tarafından desteklenen veri sıkıştırmanın performansı yazılım tarafından desteklenen veri sıkıştırmanın performansına göre yüksektir. Hata düzeltmede olduğu gibi veri sıkıştırmada da başlıca iki protokol kullanılmaktadır. MNP ve CCITT standartları.
Hata düzeltmedeki durumdan farklı olarak veri sıkıştırma standartları arasında oldukça iyi bir performans üstünlüğü mevcuttur. CCITT’nin belirlediği V.42bis diye adlandırılan veri sıkıştırma protokolü, MNP 5 diye adlandırılan standardıda kapsar. MNP 5 protokolü performansı düşük olmasına rağmen halen kullanılmaktadır. Birbirlerine oranlama yaparsak V.42bis 1’e 4 oranında sıkıştırma yaparken , MNP 5 1’e 2 oranında sıkıştırma yapar. Örnek olarak V.32bis protokolünü destekleyen 14400bps lik bir modem 100 A4 sayfasından oluşan text dosyasını 4 dakika 20 saniyede,MNP 5 protokolünü destekleyen aynı modem 2 dakikada,V.42bis protokolünü destekleyen aynı modem ise 1 dakika civarında gönderebilmektedir.

BPS(Bit per second)
Bps terimi modemlerin hızlarını ifade eden bir birimdir.Tam olarak modemlerin bir saniyede gerçekleştirdiği veri alışverişini gösterirler.

PROTOKOLLER
Modemlerin diğer modemlerle bağlantı kurup,düzgün bir şekilde veri alışverişi yapabilmesi için uymak zorunda olduğu kurallar bulunmaktadır.Bu kurallara protokol denir.
Dosya transferi ancak karşılıklı olarak aynı protokolün seçimi ile mümkün olmaktadır. Dosya transferi sırasında kullanılan bu protokoller sayesinde gönderilen veya alınan bilgilerin kontrol edilerek, hata oranını minimize etmek mümkündür. Aşağıda en çok bilinen ve birçok yazılımda standart olarak bulunan bazı protokol tipleri kısaca tanıtılmıştır..
Zmodem: En çok kullanılan protokoldür. Birden fazla dosya ile yapılan işlemlerde verimlidir. her dosya için büyüklüğü, adı ve tarihe ait bilgiler gönderir. Telefon hatlarındaki parazite bağlı olarak gönderdiği paket büyüklüğünü değiştirmektedir. Hata belirleme özelliğine sahiptir.
Zedzap: 8 KB dosya paketleme imkanı sağlayan Zmodem türü.
Xmodem: Düşük hızla ve sorunlu çalışmaktadır. Tercih edilecek başka protokol yoksa kullanılmalı. Transfer sırasında 128-bit veri bloğu kullanır.
Xmodem 1-K: Xmodem'den daha iyi olmasına karşılık yine de sorunludur.
Xmodem 1K-G: Hızlı olmasına karşın sorunludur.
Ymodem: 1024-bit büyüklüğünde paket gönderme özelliği vardır. Aynı anda birçok dosya gönderilebilir.
Ymodem-Batch: Zmodem'in olmadığı zaman kullanılmalı.
Ymodem-G: Hata düzeltme özelliği yok.
Puma/Mpt: Hızlı ve güvenilir protokoldur. Veri sıkıştırma özelliği olmasına karşın Zmodem tercih edilmeli.
Bimodem: Dosya gönderme, dosya alma ve karşılıklı yazışma özelliğini aynı anda yapabilen modem.
Hslink: Dosya gönderme, dosya alma özelliğini aynı anda yapabilen modem.
Jmodem: 8 KB uzunluğundaki paketler kullanabilen protokoldür.
Giflink: GIF dosyaları transfer edilirken aynı zamanda görüntüleyen protokol.
HydraCom: Dosya gönderme, dosya alma ve karşılıklı yazışma özelliğini aynı anda yapabilen modem
Kermit: UNIX sistemi kullanıldığında dosya transferi için kullanılan protokoldür. Ayrıca modem ve telefon hattı kullanılıyorsa, iki bilgisayar arasındaki veri transferi Kermit protokolü sayesinde nokta nokta gerçekleştirilir. Tüm ASCII karakterleri gönderme ve alma özelliğine sahiptir.
ASCII: 7-bit iletişimli protokoldür. Hata belirleme özelliği yoktur. Basit text dosyaları gönderilebilir.
Modem7: CP/M işletim sisteminin kullanıldığı bilgisayarlar tarafından kullanılır. Aynı anda çok sayıda dosya gönderilir. Aktarımda önce, alıcı bilgisayara dosya hakkında bilgi gönderilir. Hata belirleme özelliğine sahiptir.
Telink: Xmodem'in versiyonudur. Modem7 ile aynı özelliğe sahiptir. Ancak alıcı bilgisayara ek olarak dosya büyüklüğü ve tarih bilgilerini de gönderir.
Sealink: Xmodem'in ekranda görüntüleme özelliğine sahiptir. Alıcının kabulünü beklemeden veri transferine başlar. Gecikmeleri minimuma indirmeye çalışır.
Imodem: Hızlı modemlerde kullanılan protokoldür.
Hata düzeltmeli protokollerde, eğer veri transferi sırasında bir hata oluşmuş ise hatanın düzeltilmesi yoluna gidilir. Şayet hata giderilemez ise transfer işlemi kesilir. Bu sayede hem zaman hem de maliyet gideri azaltılmış olur.

MODEM SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Tüm bilgisayar ürünlerinde olduğu gibi ilk dikkat edilmesi gereken nokta faks modeminizi hangi firmadan aldığınızdır. Türkiye'de pekçok irili ufaklı firma yurt dışından fax modem kartlarını veya cihazlarını getirmekte ve piyasaya sürmekte. Bunlardan bazılarının fiyatı, diğerleriyle karşılaştırdığınızda sizi şaşkına çevirecek kadar düşük olabilir.Bunun sebebi Veri sıkıştırma işleminin yazılım tarafından yapılmasıdır.Faks modem, bilgisayar dünyasının gelişmiş teknolojileriyle üretilen bir iletişim aracıdır. Böylesine bir ürünü alırken de dikkat etmeniz gereken en önemli kıstas yalnızca fiyat değil, fiyat/performans ilişkisi olmalıdır. Sonuç olarak modeminizi alırken temel kriterleriniz "güvenilir firma, uygun fiyat ve yeterli performans" olmalıdır.
Önemli olan Fax-Modeminizin işinizi görmesidir. Aramanız gereken standartlar kullanım alanınıza göre değişecektir.Eğer bilgisayarınızı aynı zamanda bir faks makinası olarak da kullanmak, BBS’lere, Internet’e bağlanmak istiyorsanız,V.42,V.42bis, MNP4, MNP5 standartlarını içeren bir faks modem seçmelisiniz.
Faks modeminizin kullandığınız işletim sistemi (DOS/Windows 3.1) için yazılımları olmalıdır.Wındows 95 ve 98 için ayrıca yazılıma gerek yoktur,çünkü Windows 95 ve 98 veri ve fax iletişiminiz için uygun ortamı oluşturur. Faks modeminiz Class1, Class2 faks protokollerini desteklerken,Grup III faks makinalarıyla uyumlu çalışmalıdır. Alış verişinizde garanti şartı aramayı unutmamalısınız ve en az 1 yıllık garantisi olmayan ürünleri almamalısınız.

MODEMİN BİLGİSAYARA BAĞLANMASI
Bilgisayarlarda;bağlayacağınız modemin kullanabileceği seri port(COM1,COM2,COM3, COM4) sayısı 1’den 4’e kadar olmak üzere 4 tanedir. Genellikle COM1 ve COM3 portu IRQ 4 adresini , COM2 ve COM4 portu IRQ 3 adresini kullanır. Dolayısıyla COM1 portunuza bir cihaz bağladığınızda aynı anda COM3 portuna başka bir cihaz bağlayamazsınız çünkü IRQ adresleri çakışır ve adres yolları üzerinde hata verir.Aynı olay COM2 ve COM4 portları içinde geçerlidir.
Harici modem kullanacaksanız öncelikle bilgisayarınızın hangi seri portunu kullanacağınıza karar vermeniz gerekli.Cihanızı takacağınız uygun seri port(COM1,COM2,COM3,COM4) seçimini yaptıktan sonra bilgisayarınız ile modeminizin seri çıkışı arasına 9 pinli veya 25 pinli konnektörle bağlayınız.
Dahili modem kartı kullanacaksanız öncelikle bilgisayarınızın kasasını açmanız gerekmektedir. Daha sonra kartı main board üzerindeki expansion slotlardan birine iyice yerleştirin ve kartı vidalayın.Kartınız Plug&Play değil ise kartın üstünde Jumperlar bulunmaktadır. Bu Jumperları kullanım kılavuzundan yararlanıp ayarlayarak kartımızı hangi COM portuna takacağımızı belirlemiş ve IRQ adresine tekabül ettiğini bulmuş oluruz.Eğer kartınız ve main boardunuz Plug&Play ise bilgisayarınız otomatik olarak kartınızı tanıyacaktır.Daha sonra modeminiz ile birlikte gelen yazılımı kurarak gerekli ayarlamaları yapmalısınız.

BELLEK
Bellek bilgisayarın çalışan yüzeyidir ve doğrudan işlemciye bağlıdır. Bir programı çalıştırmak istediğinizde, program belleğe yüklenir; harf yazdığınızda, harf bellekte saklanır. Bu nedenle bilgisayardaki bellek miktarı, çalıştırılacak programın büyüklüğünü belirler. 1961'de intel, ilk RAM çipini yarattı. RAM, Random Acces Memory (Rasgele Erişimli Bellek) deyiminin kısaltılmışıdır. Günümüzde birçok değişik bellek türü vardır. Bunları inceleyeceğiz. RAM ' de bilginin saklanması için sürekli bir elektrik enerjisine ihtiyaç vardır. Bunu da bilgisayar açık olduğu zaman anakart(mainboard) üzerinden temin eder. Dolayısıyla bilgisayarınızı kapattığınızda sürekli elektrik enerjisini alamaz ve RAM'de saklanan bilgiler yok olur. Diğer bellek türleri ise kısaca;
ROM (Read Only Memory) yalnızca okunabilen bellek türüdür. ROM'lara biz kullanıcı olarak bilgi yazamayız. ROM 'lara yalnızca üretici firma tarafından bilgiler yazılır. Bir daha değiştirme şansınız yoktur.
PROM ( Programable Read Only Memory ) PROM'lar boş olarak sağlanırlar ve kullanıcı tarafından isteğe uygun şekilde programlanabilirler. Tekrar silme ve programlama şansınız yoktur.
EPROM ( Erasable Programable Read Only Memory ) Ultraviyole ışınlarla silinip programlanabilen bellek türüdür. Silinebilir ve tekrar yazılabilirler.
EEPROM ( Electically Erasable PROM ) Elektrik yoluyla silinip tekrar programlanabilen bellek türüdür.
RAM bellekler ikiye ayrılırlar, bunlar statik ve dinamik RAM'lerdir. Statik RAM'lerde bellek hücresi flip flop'ları içerir. Flip flop (FF) içindeki bilgi, enerji kesilmedikçe depolanmaya devam eder. İsteğe göre yeniden silinir ya da depolanabilir. Dinamik RAM' ler ise, bilgi FF'ler yerine dahili kondansatörler kullanırlar. Bir süre sonra kondansatörler boşalacağı için bilgileri tazelemek gerekmektedir.
Bellek belli sayıda adreslerle parçalanmıştır. Her adreste bir grup rakam saklanır ve bu rakamlar bilgisayar tarafından bir grup olarak ele alınır. Bir adreste saklanan rakamlar grubu genelde bellek olarak adlandırılır. Bellekteki bir adrese bir numara atanır ve bu adres daha sonra bu numara ile aranır. Bir sözcüğü bir grup elemanından elde etmek için geçen süreye erişim zamanı denir. Erişim zamanı da bilgilerin saklanıp tekrar çağırılmasında çok etkilidir. Bilginin çağırılması ne kadar hızlı olursa bilgiye ulaşmakta o kadar hızlı olur.
DRAM

DRAM (Dynamic Random Access Memory) ya da dinamik RAM, birçok bilgisayarda kullanılan RAM türüdür. Bilgi, elektriksel olarak DRAM çiplerinde korunur. DRAM'ın etkin kalabilmesi için düzenli bir elektrik akımına ihtiyacı vardır. DRAM'da korunan bilgiler bilgisayar kapatıldığı anda yok olur. Bu özelliğinden dolayı DRAM'lara uçucu bellekte denir. Mevcut bellek çiplerinin çeşitliliğine karşın, bilgisayar belleğinden söz edildiği zaman akla hep DRAM gelir.
EDO RAM

EDO RAM 'lar (Enhanced Dynamic Output) 72 pinlik slotlara takılırlar. EDO RAM' lerin erişim süreleri ise 60-70 ns (nanosaniye) arasında değişmektedir. Bu RAM'ler, DRAM'lardan daha hızlıdır, 486 makinelerden sonra gelen Pentium işlemcili makinelerde kullanılmaya başlanmıştır. Son zamanlara kadar da bu böyleydi. Ancak, MMX teknolojisiyle birlikte yavaş yavaş S-DRAM'lere geçilmeye başlandı ve günümüzde de yerini tamamiyle S-DRAM ' lere bıraktı. Yeni çıkan PII bordlarda artık EDO RAM için bir slot ayrılmıyor.
S-DRAM

Senkronize DRAM ya da S-DRAM sistem saat hızında çalışabilen yeni bellek tipidir. Bu önemlidir çünkü CPU'ların dış saat hızları giderek artmaktadır. Ana bellek ile CPU arasındaki fark büyümektedir ve bu fark yalnızca S-DRAM'de giderilebilmektedir. Bu durum yüksek teknolojili sistem üreten firmalar için S-DRAM'i sistem belleği olarak kullanmaya uygun hale getirir. Bunun bir çok anlamı vardır;

İlk olarak S-DRAM zamanlama sinyalini direkt olarak CPU üzerinde yapar. Bu durum CPU'nun belleğe ihtiyaç duyduğu herhangi bir anda kullanabilmesini olanaklı kılar. CPU belleğinin, S-DRAM belleğine göre kendi iç saat çevrimini bekleme zorunluluğu yoktur. Bu S-DRAM'in niçin senkronize RAM olarak anıldığını açıklar.

İkinci olarak S-DRAM'in içindeki bellek bankası ikiye bölünmüştür. Bu ikili sistem, CPU'nun tüm zamanlarında bilgi yerleştirilmesine olanak sağlar.
Üçüncü olarak bellek CPU'nun bir başka saat çevrimini beklemeksizin aralarındaki direkt hattan sıralı bilgi aktarımına olanak sağlar. S-DRAM'e kadar yapılanlar DRAM teknolojisinin üzerinde yapılan oynamalar iken, şimdi S-DRAM'ler EDO ve DRAM teknolojisinin rakibi ve seçeneği olmuştur.
SES KARTLARI
Logged
Sponsor Bağlantı

Logged
   
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Site Map2 | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Google Tagget
|SiberTurk
Reklam Vermek için by.deman@msn.com Adresine e-mail gönderiniz
For Advertising contact by.deman@msn.com

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Asuke MC by Fakdordes & SaSuKe
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.422 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu